Suni çim ilk olarak 1960’larda, yeni inşaa edilmiş olan Astrodome’da (Teksas, ABD.) kullanılmasıyla gerçek anlamda dikkatleri üzerine çekti. Kullanılan bu özel ürün Monsanto firması tarafından geliştirildi ve ürünü niteleyen isim o günden sonra “Astro Turf” marka adı ile anıldı. Monsanto tarafından üretilmese bile Astro Turf tescilli markası 20. Yüzyılın sonlarına kadar suni çimi niteleyen isim olarak kaldı. 1960’ların birinci jenerasyon suni çim sistemleri (ki; dolgusuz ve kısa havlı ürünlerden oluşuyordu) yerini ikinci jenerasyon suni çim sistemlerine bıraktı.
80’lerde, polipropilen ipliklerden oluşan sistemler ikinci jenerasyon olarak tüketiciyle buluştu.
25mm-40mm hav yüksekliğinde suni çim halılar sadece kum dolgusuyla kullanılmakta ve futbol oyunu için biraz sert bulunuyordu. Sert zemin oyunu hızlandırdığı için ciddi sakatlanmaların önüne bir türlü geçilemiyordu. Halen bazı düşük bütçeli projeler için tercih edilse de, ikinci jenerasyon sistemlerle en iyi tenis ve benzeri diğer sporlarda sonuç alınıyordu.
- yüzyıl başlarında, kum ve kauçuk dolgu kullanılarak elde edilen yeni yüzeyler, üçüncü jenerasyon olarak adlandırıldılar ve gerçek bir çözüm oluşturdular. Pek çok olumlu sebepler ile doğal çime en yakın ürün haline geldi. Sahalara iyi bir standart getirme açısından büyük bir fırsattı.
Şubat 2001’de FIFA tarafından bir kalite konsepti başlatıldı. UEFA, 2005-06 sezonunda onaylanmış suni çim yüzeylerde müsabakalar düzenlenmesine izin verdiğini duyurdu.
Beklendiği gibi teknoloji gelişmeye devam ediyor. Hedef Sentetik, küresel ölçekte gerçekleştirilen bu Ar&Ge çalışmalarının yakın takipçisi durumundadır. Müşteri memnuniyetini en üst düzeyde karşılamak amacıyla her yeniliği, yakından takip ederek hayata geçiriyor.
Bir Cevap Yazın